Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yurt Dışında Şirket Kurmak İçin İngiltere mi ABD mi Dubai mi?

Türkiye’den yazılım, danışmanlık ve e-ticaret yapan girişimciler aynı soruda takılıyor.

Türkiye’den yazılım, danışmanlık ve e-ticaret yapan girişimciler aynı soruda takılıyor. Şirket hangi ülkede kurulursa iş daha rahat yürür? Karar çoğu zaman yalnızca vergi oranına bakılarak veriliyor oysa asıl ayrım kurulum şartlarında ortaya çıkıyor. İngiltere Şirket Kurma seçeneği listenin üst sırasında yer alıyor çünkü vize, ikamet ve fiziksel ofis şartı aramıyor.

Yazının amacı tek bir ülkeyi öne çıkarmak değil. İngiltere, ABD, Türkiye ve Dubai seçeneklerini aynı başlıklar altında karşılaştırıyoruz. Ardından hangi girişimci profiline hangi ülkenin uyduğunu tek tek ayırıyoruz. Sonda ise Türkiye’deki vergi mükellefiyetinin ne olacağı sorusuna geliyoruz.

Ülke seçimi neden ilk karar olmalı?

Çoğu girişimci önce şirket türünü konuşuyor, ülkeyi sonra seçiyor. Sıralama ters çevrildiğinde süreç belirgin şekilde kısalıyor. Ülke kararı kurulum takvimini, yıllık yükümlülükleri ve ödeme altyapısını aynı anda belirliyor. Yurt dışında şirket kurmak isteyen biri için ilk soru vergi oranı değil, o ülkede fiziksel varlık gerekip gerekmediği oluyor.

Üç isim öne çıkıyor. İngiltere, ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri birbirinden farklı profillere hitap ediyor. Aralarındaki fark tek bir rakama sığmıyor çünkü her ülke maliyeti başka kalemlere dağıtıyor. Karşılaştırmayı sağlıklı yapmak için aynı soruları her ülkeye sormak gerekiyor.

Doğru soru listesi kısa. Kurucunun ülkeye gitmesi gerekiyor mu, ofis şartı var mı, beyan hangi sıklıkla veriliyor ve tahsilat hangi araçlarla yapılıyor? Dört başlık cevaplandığında seçeneklerin çoğu kendiliğinden eleniyor. Geriye kalan iki ülke arasında karar vermek çok daha kolay oluyor.

İngiltere ABD ve Türkiye hangi başlıklarda ayrışıyor?

Üç ülkeyi kurulum süresi, sermaye, muhasebe zorunluluğu ve ödeme altyapısı üzerinden okumak en pratik yöntem. Tablo aynı soruları üç ülkeye yöneltiyor ve cevapları yan yana getiriyor. Rakamlar tek başına bir sıralama üretmiyor ancak eğilimi net gösteriyor.

Başlık İngiltere ABD Türkiye
Kurulum süresi 24-48 saat 15-30 gün 3-7 gün
Asgari sermaye 1 sterlin 1 dolar 50.000 lira
Muhasebeci zorunluluğu Yok Yok Var
Şahsen gitme şartı Yok Yok Var
Vergi beyanı Yılda bir Yılda bir Aylık ve üç aylık
PayPal desteği Tam Tam Yok
Wise desteği Tam Sınırlı Yok
Stripe entegrasyonu Kolay Kolay Zor

Tablonun en belirleyici satırı sermaye değil, şahsen gitme şartı oluyor. İngiltere ve ABD tarafında kurucunun ülkeye seyahat etmesi gerekmiyor. Türkiye’de ise noter ve fiziksel işlem zinciri devrede kalıyor. Beyan sıklığı da işletme sahibinin haftalık takvimini doğrudan etkiliyor.

Tablodaki farklar günlük işleyişte ne anlama geliyor?

Yılda bir beyan ile aylık beyan arasındaki fark yalnızca evrak sayısı değil. Aylık ritim, işletme sahibinin dikkatini sürekli olarak muhasebeye çekiyor. Yıllık ritimde ise kurucu ürüne ve satışa daha fazla zaman ayırıyor. Küçük ekiplerde fark birkaç ay içinde hissediliyor.

Ödeme altyapısı ikinci ayrım noktası oluyor. Stripe entegrasyonunun kolay olduğu ülkelerde tahsilat kurgusu hızlı ilerliyor. Türkiye merkezli yapılarda aynı entegrasyon zorlaşıyor ve alternatif arayışı başlıyor. Yurt dışı müşteriye fatura kesen bir yazılımcı için ödeme altyapısı kritik hale geliyor.

Muhasebeci zorunluluğu satırı da göründüğünden ağır basıyor. Zorunluluğun bulunmadığı ülkelerde girişimci beyan yükünü kendi seçtiği yazılımla yürütebiliyor. Zorunluluğun bulunduğu düzende ise sabit bir hizmet kalemi baştan devreye giriyor. Küçük cirolu işletmelerde fark yıllık planı doğrudan etkiliyor.

İngiltere ile Dubai arasındaki temel ayrım nerede?

Dubai uzun süre vergisiz merkez olarak anlatıldı. Tanım artık eskisi kadar doğru değil. Serbest bölge yapıları hâlâ avantaj sunuyor ancak avantajın şartları ve süresi netleşmiş durumda. İki seçeneği yan yana koyduğumuzda ayrım yapının kendisinde beliriyor.

Başlık İngiltere Dubai (serbest bölge)
Kurumlar vergisi 50.000 sterline kadar yüzde 19, 250.000 sterlin üzerinde yüzde 25 Yüzde 0 veya yüzde 9, şartlara bağlı
KDV Standart yüzde 20, kayıt eşiği 90.000 sterlin Yüzde 5, eşik 375.000 dirhem
Kuruluş süresi 24-48 saat 2-4 hafta, vize dahil
Fiziksel ofis Gerekmiyor, kayıtlı adres yeterli Gerekiyor, asgari paylaşımlı masa
Vize ve ikamet Gerekmiyor Genellikle gerekiyor
İlk yıl maliyeti Paket fiyatları yaklaşık 145 sterlinden başlıyor Yaklaşık 25.000 dirhem
Yıllık masraf Yenilemeye tabi adres ve beyan kalemleri Yaklaşık 15.000-20.000 dirhem

Tablodaki en belirleyici satırlar ofis ve vize başlıkları oluyor. Dubai tarafında asgari paylaşımlı masa düzeyinde fiziksel ofis isteniyor. İngiltere tarafında kayıtlı adres yeterli oluyor ve kurucunun ülkede bulunması aranmıyor. Kuruluş süresi de aynı sebeple günlerden haftalara uzuyor.

Vergi satırı ise ilk bakışta göründüğü kadar keskin değil. İngiltere’de 50.000 sterlin altındaki kâr yüzde 19 oranıyla vergilendiriliyor. Dubai tarafında yüzde 0 oranına ulaşmak belirli şartların sağlanmasına bağlı kalıyor. Küçük ve orta ölçekli işletmelerde iki ülke arasındaki fark beklenenden dar çıkıyor.

Emirlikler’in federal kurumlar vergisi kararı neyi değiştirdi?

Birleşik Arap Emirlikleri Haziran 2023’te federal kurumlar vergisi getirdi. Karar öncesinde bölge sıfır vergi başlığıyla anılıyordu. Yeni düzende oran şartlara bağlı olarak yüzde 0 veya yüzde 9 şeklinde uygulanıyor. Sıfır oranı kazanmak otomatik değil, belirli şartların sağlanmasına bağlı.

Değişiklik Dubai’yi cazip olmaktan çıkarmıyor ancak karşılaştırmanın zeminini kaydırıyor. Vergisiz ülke ile düşük vergili ülke arasındaki fark planlama açısından büyük. Girişimcinin artık şart listesini okuması ve yapısını ona göre kurması gerekiyor. Yüzde 9 oranı İngiltere’nin yüzde 19’luk alt diliminin altında kalıyor ancak tek başına karar vermeye yetmiyor.

KDV tarafında da tablo yeniden okunmalı. Emirlikler’de standart oran yüzde 5 ve kayıt eşiği 375.000 dirhem seviyesinde duruyor. İngiltere’de standart oran yüzde 20 ve kayıt eşiği 90.000 sterlin olarak uygulanıyor. Satış hacmi düşük işletmeler iki ülkede de eşiğin altında kalabiliyor.

Dubai avantajları ne kadar kalıcı?

Kalan avantajların önemli bölümü geçici bir muafiyete dayanıyor. Muafiyet 31 Aralık 2026’da sona erecek. Takvim, bugün kurulan bir şirketin orta vadeli planını doğrudan ilgilendiriyor. Beş yıllık kurgu yapan girişimci için tarih belirleyici oluyor.

Maliyet tarafı da tek seferlik değil. Serbest bölgede ilk yıl toplam maliyet yaklaşık 25.000 dirhem seviyesinde seyrediyor. Sonraki yıllarda yaklaşık 15.000-20.000 dirhem bandında yıllık masraf çıkıyor. Vize ve ofis kalemleri masrafın büyük bölümünü oluşturuyor.

Karar verirken geçici düzenlemeyi kalıcı kabul etmemek gerekiyor. Muafiyet biterken yapısını değiştirmek zorunda kalan işletme ikinci bir kurulum maliyetiyle karşılaşıyor. Uzun vadeli plan yapan girişimci için istikrar, tek seferlik avantajdan daha değerli oluyor.

Fiziksel ofis ve vize şartı kararı nasıl etkiliyor?

Ülke seçiminde en somut ayrım fiziksel varlık şartında ortaya çıkıyor. Dubai serbest bölgesinde asgari paylaşımlı masa düzeyinde ofis isteniyor. Vize ve ikamet süreci de genellikle kurulum paketinin parçası oluyor. Kurucunun bölgede bulunması ve işlemleri yerinde yürütmesi bekleniyor.

İngiltere tarafında tablo tamamen farklı. Vatandaşlık, ikamet, vize, oturum izni ve Birleşik Krallık’a seyahat şartı bulunmuyor. Kurucudan istenen tek adres şartı, Birleşik Krallık sınırları içinde uygun bir kayıtlı ofis adresi olması. Türkiye adresi kabul edilmiyor ancak adres hizmeti sağlayıcı üzerinden karşılanıyor.

Fark, Türkiye’de yaşamaya devam edecek girişimciler için belirleyici oluyor. Dubai kurgusu bölgeye taşınmayı ve ikamet almayı planlayanlara uyuyor. İngiltere kurgusu ise Türkiye’de kalıp yurt dışına satış yapanlara uyuyor.

Şeffaf sicil avantaj mı dezavantaj mı?

İngiltere şeffaf bir sicile sahip. Şirket sahipliği ve hesap özetleri kamuya açık şekilde yayımlanıyor. Hisselerin yüzde 25 üzerine sahip olan kişiler önemli kontrol sahibi kişi olarak bildiriliyor. Gizlilik arayan girişimci için yapı uygun değil.

Şeffaflık aynı zamanda güven üretiyor. Yurt dışındaki müşteri, tedarikçi ve ödeme sağlayıcı şirketi sicilden doğrulayabiliyor. Kurumsal alıcıyla çalışan ajanslar ve yazılım şirketleri açıklıktan fayda görüyor. Tercih, işin müşteri profiline göre değişiyor.

Açık sicilin ikinci etkisi tahsilat tarafında görülüyor. Ödeme sağlayıcılar başvuruyu değerlendirirken kamuya açık kayıtları kontrol ediyor. Doğrulanabilir kayda sahip şirketler süreçte daha az soruyla karşılaşıyor. Kapalı yapılarda ise ek belge talebi sıklaşıyor.

Ülke karşılaştırmasında hangi hatalar sık tekrarlanıyor?

İlk hata, karşılaştırmayı tek bir başlığa indirgemek oluyor. Vergi oranı düşük diye seçilen ülke, ofis ve vize kalemleriyle beklenenden pahalı hale gelebiliyor. İkinci hata, kuruluş anına odaklanıp ikinci yılı hesaba katmamak oluyor. Yenileme kalemleri ve yıllık yükümlülükler tabloyu belirgin şekilde değiştiriyor.

Üçüncü sırada ödeme altyapısını sonradan düşünmek geliyor. Karttan tahsilat bekleyen bir işletme için entegrasyon kolaylığı en az vergi oranı kadar önemli. Dördüncü hata ise Türkiye tarafını denklemin dışında bırakmak oluyor. Yurt dışındaki şirket, Türkiye’deki kişisel yükümlülükleri kendiliğinden silmiyor.

Beşinci hata, geçici düzenlemeleri kalıcı sanmak oluyor. Muafiyete dayanan avantajlar takvimle sınırlı kalıyor ve süre dolduğunda plan yeniden yapılıyor. Kurulum kararını verirken düzenlemenin bitiş tarihine bakmak gerekiyor.

Türkiye’deki vergi mükellefiyeti sona eriyor mu?

En sık yapılan hata burada başlıyor. İngiltere’de şirket kurmak Türkiye’deki kişisel vergi mükellefiyetini ortadan kaldırmıyor. Türkiye’de tam mükellefseniz dünya genelindeki kazancınız beyana tabi olabiliyor. Çifte vergilendirme anlaşması hangi kazancın nasıl vergileneceğini belirliyor.

Konu kişiye özel olduğu için genel cevap vermek doğru değil. İkamet, gelir türü ve şirketten para çekme biçimi sonucu değiştiriyor. Mali müşavire danışmadan kurgu oluşturmak sonradan düzeltilmesi zor sonuçlar doğuruyor. Aynı uyarı ABD ve Dubai seçenekleri için de geçerli.

Ülke seçimini yalnızca vergiden kaçınma amacıyla yapmak yanlış bir başlangıç oluyor. İngiltere seçeneği çoğu girişimci için pazara ve ödeme altyapısına erişim aracı olarak anlam kazanıyor. Türkiye tarafındaki beyan yükümlülüğü ise kendi kuralları içinde ayrıca yürüyor.

İngiltere tarafında kuruluş neyi kapsıyor?

Karşılaştırmayı somutlaştırmak için İngiltere tarafındaki kuruluşun kapsamına bakmak yararlı oluyor. Paketlerin tamamı kuruluş devlet harcını, 1 yıllık Londra kayıtlı şirket adresini ve yönetici hizmet adresini içeriyor. Şirket parolası, yönetim paneli ve dijital şirket evrakları da standart olarak veriliyor. İngiltere Şirket Fiyatları sayfası paketler arasındaki farkı kalem kalem gösteriyor.

Artıları

– Kurulum için ülkeye seyahat gerekmemesi

– Fiziksel ofis yerine kayıtlı adresin yeterli olması

– Asgari 1 sterlin sermaye ve bloke şartının bulunmaması

– Tek kişiyle kurulabilen limited yapısı

– Vize ve ikamet sürecine bağlı olmayan takvim

İlk yıl ile sonraki yıllar aynı değil. Yasal adres ve beyan hizmetleri bir yıl sonra yenilemeye tabi oluyor. Karşılaştırma yaparken Dubai’nin yıllık masrafını İngiltere’nin yenileme kalemleriyle birlikte okumak daha doğru sonuç veriyor.

Kuruluş tarafındaki şartlar da sade kalıyor. En az bir direktör, en az bir hissedar ve müsait bir şirket ismi yeterli oluyor. Aynı kişi hem direktör hem hissedar rolünü üstlenebiliyor. Uyruk şartı bulunmadığı için Türkiye’de yaşayan girişimci süreci uzaktan yürütebiliyor.

Hangi profile hangi ülke uyuyor?

Karar, işin yapısına göre değişiyor. Türkiye’de yaşayıp yurt dışına yazılım, danışmanlık veya dijital ürün satan girişimci için İngiltere pratik bir zemin sunuyor. Kurulum günler içinde tamamlanıyor ve seyahat gerekmiyor. Şeffaf sicil, kurumsal müşteriye güven veriyor.

ABD tarafı, yatırımcısı ve müşterisi ağırlıklı olarak Amerika’da bulunan yapılar için anlamlı. Kurulum takvimi 15-30 güne yayılıyor ve eyalet bazlı düzen farklılık gösteriyor. Wise desteğinin sınırlı kalması Türkiye’den yönetilen yapılarda ek planlama gerektiriyor.

Dubai, bölgede fiziksel olarak bulunmayı ve ikamet almayı planlayan girişimciye uyuyor. Ofis ve vize kalemlerini üstlenmeye hazır işletmeler avantajı kullanabiliyor. Muafiyetin 31 Aralık 2026’daki bitişini orta vadeli planda hesaba katmak gerekiyor. Türkiye ise müşterisi tamamen yurt içinde olan işler için doğal seçim olmaya devam ediyor.

İki ülkeyi aynı anda kullanan yapılar da bulunuyor. Girişimci Türkiye’deki faaliyetini sürdürürken yurt dışı satış için ayrı bir şirket açıyor. Kurgu, iki tarafın yükümlülüklerini birlikte yönetmeyi gerektirdiği için mali müşavir desteğiyle ilerliyor.

Ülke kararını kesinleştirmeden önce ne yapmalı?

Önce satış yapılan pazarı ve müşteri profilini yazıya dökmek gerekiyor. Ardından ödeme altyapısı, fiziksel varlık şartı ve beyan ritmi aynı sayfada karşılaştırılıyor. Vergi oranını en sona bırakmak daha sağlıklı sonuç veriyor çünkü oran tek başına toplam maliyeti temsil etmiyor. Üç ülkeyi de aynı başlıklarla test etmek karar süresini kısaltıyor.

Kararı verirken üç yıllık bir plan üzerinden düşünmek yararlı oluyor. İlk yıl maliyeti düşük görünen seçenek, ikinci ve üçüncü yılda ofis ve vize kalemleriyle öne geçebiliyor. Beyan ritmi, ödeme altyapısı ve fiziksel varlık şartı üç yılın tamamında etkisini sürdürüyor. Tek yıllık hesap, karşılaştırmayı eksik bırakıyor.

Türkiye tarafındaki mükellefiyet için mali müşavir görüşü almak şart. Kuruluş tarafında ise adres, kimlik doğrulama ve beyan yükümlülüklerini tek elden yürüten bir sağlayıcı işi kolaylaştırıyor. AnaŞirket Companies House sicilinde 15104126 numarasıyla kayıtlı ve 248’in üzerinde şirket kurmuş durumda. Ülke kararınızı verdikten sonra süreci Türkçe destekle yürütmek zaman kaybını azaltıyor.