Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Eskişehir’de nerede mantar toplanır?

Eskişehir’de sonbahar yağışlarının başlamasıyla birlikte doğada mantar arayanların sayısı artıyor. Peki Eskişehir’de mantar nerede bulunur, hangi bölgeler öne çıkıyor? Türkmenbaba Dağı’ndan Mihalıççık ve Çatacık ormanlarına kadar mantar çeşitliliği açısından dikkat çeken bölgeleri araştırdık.

Eskişehir’de sonbahar yağışlarının başlamasıyla birlikte doğada mantar arayanların sayısı artıyor.

Eskişehir’de mantar nerede toplanır, hangi bölgelerde mantar bulunur, kanlıca mantarı Eskişehir’de nerede çıkar? Sonbaharın yaklaşması ve yağışların etkisini göstermesiyle birlikte kentte mantar avına çıkmak isteyenlerin araştırmaları da arttı. Eskişehir’in özellikle Türkmenbaba Dağı, Kaklık Deresi, Mihalıççık, Çatacık Ormanları ve Sündiken Dağları çevresi doğal yapısıyla dikkat çekiyor. Ancak mantar toplamaya çıkmadan önce hem zehirlenme riskine hem de 2026 yılı ormana giriş yasaklarına dikkat edilmesi gerekiyor.

Eskişehir, İç Anadolu Bölgesi’nin bozkır karakteriyle bilinse de kentin önemli bir bölümü ormanlık alanlardan oluşuyor. Sarıçam, karaçam ve meşe topluluklarının bulunduğu yüksek kesimler, yağış ve sıcaklık şartlarının uygun olduğu dönemlerde çok sayıda mantar türünün gelişmesi için elverişli ortam sağlayabiliyor.

mantar

Özellikle yaz sonundan itibaren havaların serinlemesi ve sonbahar yağışlarının başlamasıyla birlikte Eskişehir’de yaşayan doğaseverlerin en çok merak ettiği konuların başında “Eskişehir’de mantar nerede bulunur?” sorusu geliyor.

Bilimsel çalışmalar ise Eskişehir’in bazı bölgelerindeki mantar zenginliğinin yalnızca kulaktan dolma bilgilerden ibaret olmadığını ortaya koyuyor.

Eskişehir’de mantar nerede toplanır?

Eskişehir’de mantar açısından öne çıkan bölgelerin başında Türkmenbaba Dağı ve çevresi geliyor. Bunun yanı sıra Mihalıççık ilçesi sınırlarındaki geniş ormanlık alanlar, Çatacık Ormanları ve Sündiken Dağları’nın ormanlık bölümleri de mantar gelişimi için uygun habitatlara sahip.

Eskişehir’de mantar açısından öne çıkan başlıca bölgeler şöyle sıralanabilir:

  • Türkmenbaba Dağı
  • Kaklık Deresi çevresi
  • Türkmen Dağı’nın ormanlık kesimleri
  • Mihalıççık ormanları
  • Çatacık Ormanları
  • Sündiken Dağları çevresi
  • Sarıçam ve karaçam ormanlarının bulunduğu yüksek kesimler
  • Meşe ve çamın bir arada bulunduğu nemli orman alanları

Ancak bu bölgelerin isimlerinin verilmesi, her gidildiğinde mantar bulunacağı anlamına gelmiyor. Mantarların ortaya çıkması yağış, toprak sıcaklığı, nem, rakım, ağaç türleri ve birkaç gün içerisindeki hava değişimleri gibi çok sayıda faktöre bağlı.

Türkmenbaba Dağı mantar çeşitliliğiyle dikkat çekiyor

Eskişehir’de mantar konusunda en dikkat çekici bilimsel araştırmalardan biri Türkmenbaba Dağı üzerinde gerçekleştirildi.

Turkish Journal of Botany’de yayımlanan “Macrofungi of Türkmenbaba Mountain (Eskişehir)” isimli çalışmada, 2001 ile 2003 yılları arasında Türkmenbaba Dağı ve çevresinden toplanan mantarlar incelendi.

mantar toplama

Araştırma sonucunda bölgede 30 farklı familyaya ait toplam 84 makromantar taksonu tespit edildi. Bunların 7’sinin Ascomycetes, 77’sinin ise Basidiomycetes sınıfına ait olduğu belirtildi. Araştırmada belirlenen yedi taksonun o dönemde Türkiye makromikotasına yeni kayıt olduğu da kaydedildi.

Bu veri, Türkmenbaba Dağı’nın Eskişehir’de mantar çeşitliliği açısından önemli alanlardan biri olduğunu bilimsel olarak da ortaya koyuyor.

Eskişehir’de kanlıca mantarı nerede bulunur?

Mantar toplayanların en fazla aradığı türlerden biri halk arasında bölgeye göre kanlıca, çıntar veya melki mantarı olarak adlandırılan Lactarius deliciosus.

Eskişehir açısından bu türle ilgili oldukça dikkat çekici bilimsel bir kayıt bulunuyor.

Türkmenbaba Dağı üzerinde gerçekleştirilen akademik arazi çalışmasında Lactarius deliciosus, Kaklık Deresi bölgesindeki çam ormanında yaklaşık 1102 metre rakımda kayda geçirildi.

Araştırma kayıtlarında türün aynı bölgede 28 Eylül 2002 ve 12 Ekim 2002 tarihlerinde görüldüğü belirtiliyor.

Dolayısıyla özellikle Kaklık Deresi ve Türkmenbaba Dağı’nın çamlık kesimleri, Eskişehir’de kanlıca mantarı konusunda bilimsel kayıt bulunan alanlar arasında yer alıyor.

Ancak yaklaşık 20 yıl önce yapılan bir bilimsel çalışmadaki kayıt, mantarın bugün aynı noktada kesin olarak bulunacağı anlamına gelmiyor. Orman yapısı, iklim koşulları ve yıllık yağış miktarı mantar popülasyonunu doğrudan etkileyebiliyor.

Kaklık Deresi mantar açısından neden önemli?

Kaklık Deresi’nin önemi yalnızca kanlıca mantarından ibaret değil.

Türkmenbaba Dağı araştırmasında Kaklık Deresi’nin çam ormanlarında farklı mantar türlerinin de tespit edildiği görülüyor. Aynı akademik çalışma kapsamında Russula delica, Ramaria flava ve farklı makromantar türleri bölgede kayıt altına alınmış durumda.

Çam ağaçlarının bulunduğu, zeminde iğne yaprak tabakasının oluştuğu ve nemin belirli süre korunabildiği alanlar bazı mantar türleri açısından uygun habitat sağlayabiliyor.

Bu nedenle Eskişehir’de mantar araştırması yapanların karşısına Türkmenbaba Dağı ve Kaklık Deresi isimlerinin sık çıkmasının bilimsel bir dayanağı bulunuyor.

Mihalıççık mantar toplamak için uygun mu?

Eskişehir’in ormanlık yapısıyla dikkat çeken ilçelerinin başında Mihalıççık geliyor.

Mihalıççık Orman İşletme Müdürlüğü bünyesinde Beşpınar, Çatacık, Kızıltepe, Mihalıççık, Kartal, Karateke, Sivrihisar ve Yunusemre gibi farklı orman işletme şeflikleri bulunuyor. Orman Genel Müdürlüğü, bölgeyi Orta Anadolu steplerine geçiş zonunda bulunan orman-step karakterindeki bir alan olarak tanımlıyor.

İlçenin yüksek rakımlı ve yoğun orman örtüsüne sahip bölümleri, yağışların yeterli olduğu dönemlerde mantar gelişimine elverişli koşullar oluşturabiliyor.

Bu nedenle “Mihalıççık’ta mantar nerede bulunur?” sorusuna cevap aranırken özellikle ormanlık ve yüksek rakımlı bölgeler öne çıkıyor.

Bununla birlikte özel mülkiyet, koruma alanları ve ormana giriş yasakları mutlaka dikkate alınmalı.

Çatacık Ormanları mantar için dikkat çeken bölgelerden

Mihalıççık’ın en önemli doğal alanlarından biri olan Çatacık Ormanları, Eskişehir kent merkezine yaklaşık 93 kilometre uzaklıkta bulunuyor.

Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yayımlanan bilgilere göre Çatacık, Sündiken Dağları arasında bulunan bir yayla niteliğinde. Bölge özellikle sarıçam zenginliği ile dikkat çekerken çok sayıda farklı ağaç ve yabani çiçek türünü de bünyesinde barındırıyor.

Sarıçam ormanlarının bulunması, bölgenin mantar habitatı açısından da araştırılmasına neden oluyor.

Özellikle yağmur sonrasında toprağın uzun süre nemli kaldığı, yoğun çam örtüsünün bulunduğu alanlar mantar gelişimi için daha uygun şartlar oluşturabiliyor.

Bu nedenle Çatacık ve çevresi Eskişehir’de mantar meraklılarının araştırdığı bölgeler arasında bulunuyor.

Sündiken Dağları da dikkat çekiyor

Eskişehir’in kuzeyinde uzanan Sündiken Dağları, yüksekliği ve orman örtüsüyle kentin bozkır karakterinden ayrılan bölgelerinden biri.

Çatacık Ormanları da Sündiken Dağları’nın arasında yer alıyor. Sarıçam ormanlarının geniş alan kapladığı kesimler, özellikle sonbaharda yağışların ardından mantar oluşumu açısından uygun çevresel koşullar sağlayabiliyor.

Bu nedenle Eskişehir’de mantar toplama yeri arayanların araştırmalarında Mihalıççık–Çatacık–Sündiken hattı sıkça öne çıkıyor.

Ancak mantar avcılarının belirli bir koordinata güvenerek hareket etmek yerine yağış durumunu, rakımı ve bölgedeki ağaç yapısını değerlendirmesi gerekiyor.

Eskişehir’de mantar hangi aylarda çıkar?

Eskişehir’de mantarın çıkış dönemi mantar türüne göre değişiklik gösteriyor.

Sonbahar mantarları açısından genellikle eylül, ekim ve kasım aylarının yağışlı dönemleri dikkat çekiyor.

Türkmenbaba Dağı’nda gerçekleştirilen bilimsel araştırmada da pek çok mantar örneğinin eylül sonundan başlayarak ekim ve kasım aylarında toplandığı görülüyor. Örneğin Lactarius deliciosus kayıtlarının 28 Eylül ve 12 Ekim tarihlerinde elde edilmiş olması, bölgede sonbaha

kaklik deresi

r döneminin önemini gösteriyor.

 

Fakat takvim tek başına yeterli değil.

Mantar çıkışını etkileyen en önemli koşullar arasında:

Yağış miktarı, toprak nemi, gece sıcaklığı, gündüz sıcaklığı, rakım, orman tipi, ağaç türü ve rüzgâr bulunuyor.

Örneğin uzun süre yağmur yağmaması halinde ekim ayında bile çok az mantar görülebilirken, uygun sıcaklıkla birlikte birkaç gün süren yağışın ardından mantarlar kısa süre içerisinde ortaya çıkabiliyor.

Yağmurdan kaç gün sonra mantar çıkar?

Mantar meraklılarının en çok araştırdığı sorulardan biri de “Yağmurdan kaç gün sonra mantar çıkar?”

Bunun için bütün mantar türlerinde geçerli kesin bir süre vermek mümkün değil.

Toprağın önceden ne kadar nemli olduğu, hava sıcaklığı, mantarın türü ve bulunduğu rakım süreyi değiştirebiliyor.

Deneyimli mantar toplayıcılarının yağış sonrasındaki günleri yakından takip etmesinin temel nedeni de bu. Bazı mantarlar uygun sıcaklık ve nem oluştuğunda kısa sürede görülebilirken bazı türlerde daha uzun süre gerekebiliyor.

Bu nedenle yalnızca “dün yağmur yağdı, yarın mantar çıkar” şeklinde bir hesap yapmak doğru sonuç vermeyebilir.

Eskişehir’de hangi mantarlar bulunuyor?

Türkmenbaba Dağı üzerine yapılan bilimsel çalışma Eskişehir’in mantar çeşitliliğinin oldukça geniş olduğunu gösteriyor.

Çalışmada toplam 84 takson tespit edilirken bunlar arasında farklı Lactarius, Russula, Ramaria ve diğer makromantar cinslerine ait örnekler bulunuyor.

Ancak burada çok önemli bir ayrım bulunuyor:

Bir bölgede mantar bulunması, oradaki mantarların tamamının yenilebilir olduğu anlamına gelmez.

Aynı ormanda yenilebilir türlerle zehirli veya tüketilmesi sakıncalı türler yan yana yetişebilir.

Mantarın zehirli olduğu nasıl anlaşılır?

Bir mantarın yalnızca fotoğrafına, rengine, kokusuna veya böcekler tarafından yenilip yenilmediğine bakılarak güvenli şekilde “zehirsiz” olduğuna karar verilemez.

Halk arasında mantarlar konusunda anlatılan çok sayıda yöntem bilimsel olarak güvenilir değildir.

“Hayvan yiyorsa zehirli değildir”, “pişirildiğinde zehri gider”, “gümüş kaşık kararmazsa yenir”, “yoğurtla yenirse zehirlemez” gibi inanışlara güvenilmemesi gerekiyor.

Sağlık Bakanlığı, doğal alanlarda yetişen mantarların ciddi zehirlenmelere neden olabileceği konusunda uyarıyor. Bakanlık açıklamasında mantar zehirlenmelerinde bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, sersemlik, tansiyon düşüklüğü ve görme bozukluğu gibi belirtilerin ortaya çıkabileceği; ağır durumlarda karaciğer ve böbrek yetmezliği, koma ve ölüm görülebileceği belirtiliyor.

Ayrıca zehirli mantarların pişirilmesi, kaynatılması, kurutulması veya turşu haline getirilmesinin zehirlenme riskini ortadan kaldırmadığı Sağlık Bakanlığının uyarıları arasında bulunuyor.

Mantar zehirlenmesinde ne yapılmalı?

Doğadan toplanan mantarın tüketilmesinin ardından bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, baş dönmesi, sersemlik veya farklı bir rahatsızlık ortaya çıkması halinde zaman kaybedilmemeli.

Sağlık Bakanlığı, şüpheli durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyor.

Türkiye genelinde Ulusal Zehir Danışma Merkezi (UZEM) 114 numaralı telefon üzerinden 7 gün 24 saat hizmet veriyor.

Özellikle bazı mantar toksinlerinin belirtilerinin geç ortaya çıkabileceğinin unutulmaması gerekiyor.

Bu nedenle “birkaç saat geçti, bana bir şey olmadı” düşüncesi yabani mantar tüketiminde güvenli bir ölçüt değil.

Eskişehir’de 2026 yılında ormanlara giriş yasak mı?

Mantar toplamayı planlayanların 2026 yılı için dikkat etmesi gereken en önemli konulardan biri de ormana giriş yasağı.

Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 8 Haziran 2026 tarihinde yapılan açıklamaya göre, Eskişehir’de muhtemel orman yangınlarının önlenmesi amacıyla 15 Haziran ile 15 Ekim 2026 tarihleri arasında ormanlık alanlara girişler yasaklandı.

Kararın Eskişehir Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu tarafından 18 Mayıs 2026 tarihinde alındığı bildirildi. Yasakların denetlenmesi için orman işletme müdürlüğü ekipleri, jandarma ve diğer görevlilerin devriye gerçekleştireceği de açıklandı.

Dolayısıyla 28 Ağustos 2026 itibarıyla Eskişehir’de söz konusu yasak halen devam ediyor.

Mantar toplamak amacıyla ormanlık bölgelere gitmek isteyen vatandaşların, giriş yapmadan önce Valilik ve Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğünün güncel kararlarını kontrol etmeleri gerekiyor.

Belirlenen mesire alanları, orman parkları veya izin verilen bölümlere ilişkin kurallar ayrıca değerlendirilmelidir.

Mantar toplarken nelere dikkat edilmeli?

Yasal olarak giriş yapılabilen bir alanda mantar araştırması yapılacaksa doğaya zarar vermemek de önem taşıyor.

Mantarların bulunduğu zeminin gelişigüzel kazılmaması, çevredeki bitki örtüsünün tahrip edilmemesi, ormanda çöp bırakılmaması ve yangın riskine yol açacak hiçbir davranışta bulunulmaması gerekiyor.

Ayrıca bilinmeyen mantarların yalnızca internet üzerindeki fotoğraflarla eşleştirilerek tüketilmesi ciddi risk oluşturuyor.

Aynı türün genç ve yaşlı örneklerinin görünümü farklı olabileceği gibi zehirli ve yenilebilir bazı mantar türleri birbirlerine oldukça benzeyebiliyor.

Eskişehir mantar açısından zengin bir kent mi?

Eskişehir’in yaklaşık yüzde 26’sının orman arazisi olduğu, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün kentle ilgili yayımladığı veriler arasında yer alıyor. Resmî verilere göre kentte yaklaşık 397 bin hektarlık orman arazisi bulunuyor.

Bozkır, orman ve yüksek rakımlı dağlık alanların birbirine yakın bulunması da farklı ekolojik ortamların ortaya çıkmasını sağlıyor.

Türkmenbaba Dağı’nda yalnızca tek bir akademik çalışmada 84 farklı makromantar taksonunun kayda geçirilmiş olması, kentin mantar çeşitliliği açısından taşıdığı potansiyeli ortaya koyan önemli göstergelerden biri.