İlişkilerde ilgi görmek güzel bir duygudur. “Neredesin?”, “Kiminlesin?”, “Ne zaman dönersin?” gibi sorular başlangıçta merak ve özlem gibi algılanabilir. Ancak bu sorular zamanla sorguya, hesap vermeye ve baskıya dönüşüyorsa ortada romantizm değil, kontrol ihtiyacı vardır.
Bir insanın partnerine ilgi göstermesi ile partnerinin hayat alanını daraltması arasında ince ama kritik bir çizgi bulunur.
İlgi mi, Denetim mi?
Sağlıklı bir ilişkide taraflar birbirlerinin planlarını bilmek ister. Bu, güven ve paylaşımın doğal sonucudur. Ancak şu durumlar varsa mesele değişir:
-
Sürekli konum atma zorunluluğu
-
Arkadaş ortamının sorgulanması
-
“Oraya gitmeni istemiyorum” cümlesinin sıklaşması
-
Geç saat dönüşlerde kriz çıkarılması
-
Sosyal medyada kiminle etkileşim kurduğunun didiklenmesi
Bunlar sevgi göstergesi değil, kontrol davranışıdır.

Kontrol İhtiyacı Nereden Gelir?
Bu durumun temelinde çoğu zaman üç ana sebep vardır:
-
Güvensizlik (geçmiş travmalar, aldatılma korkusu)
-
Sahiplenmeyi sevgi sanma
-
Kişinin kendi hayatındaki kontrol eksikliğini ilişkide telafi etme çabası
Psikolojik açıdan bakıldığında aşırı kontrol, kaybetme korkusunun dışa vurumudur. Kişi partnerini serbest bıraktığında onu kaybedeceğini düşünür. Bu yüzden alan daraltarak ilişkiyi koruduğunu sanır.
Sürekli Hesap Vermek Ne Yaratır?
Başta tolere edilebilir gibi görünen bu durum zamanla şu duygulara dönüşür:
-
Baskı
-
Boğulma hissi
-
Öfke birikimi
-
İlişkiden soğuma
-
Kaçma isteği
İnsan özgürlüğünün tehdit altında olduğunu hissettiğinde içgüdüsel olarak uzaklaşır. Kontrol arttıkça sevgi azalır.
Sağlıklı Sınır Nasıl Konur?
Net ve sakin bir iletişim şarttır. Suçlayarak değil, duyguyu anlatarak konuşmak gerekir:
“Merak etmeni anlıyorum ama sürekli hesap vermek beni baskı altında hissettiriyor.”
Bu cümle hem karşı tarafı suçlamaz hem de sınır çizer.
Eğer kişi buna rağmen davranışını değiştirmiyorsa mesele artık iletişim değil, karakter uyumsuzluğudur.
Sevgi Alan Tanır
Gerçek sevgi, partnerinin özgürce sosyalleşmesini tehdit olarak görmez. Kısıtlama değil güven üretir. Çünkü güven; takip ederek değil, bırakarak test edilir.
Bir ilişki şu soruyla ölçülür:
Yanında değilken de huzurlu musun?
Eğer cevap hayırsa, orada aşk değil kaybetme korkusu vardır.
Bir insanın nereye gittiğine sürekli müdahale etmek sevgi değil, kontrol davranışıdır. Sağlıklı ilişkide bilgi paylaşımı vardır ama hesap verme zorunluluğu yoktur. Alan tanınmayan ilişkiler zamanla yorucu hale gelir ve taraflardan biri özgürlüğünü geri almak için sert bir kopuş yaşayabilir.
Unutulmamalıdır ki güven, baskıyla değil özgürlükle büyür.
