Kanser Nedir? Kanser Belirtileri Nelerdir? Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

BU REKLAM SİZE ÖZEL YAYIMLANMAKTADIR

Kanser Nedir? Kanser Belirtileri Nelerdir? Tedavi Yöntemleri Nelerdir? Kanser tanı ve tedavisinde gerekli tüm altyapı ve donanıma sahip Acıbadem’de, tıbbi onkoloji ve radyasyon onkolojisinin yanı sıra, onkolojik cerrahi, psikiyatri, fizik tedavi ve rehabilitasyon gibi pek çok farklı branşın bir araya geldiği kapsamlı bir yaklaşımla tanı ve tedavi hizmetleri verilmektedir.

Kanser tanı ve tedavisinde gerekli tüm altyapı ve donanıma sahip Acıbadem’de, tıbbi onkoloji ve radyasyon onkolojisinin yanı sıra, onkolojik cerrahi, psikiyatri, fizik tedavi ve rehabilitasyon gibi pek çok farklı branşın bir araya geldiği kapsamlı bir yaklaşımla tanı ve tedavi hizmetleri verilmektedir.

BU REKLAM SİZE ÖZEL YAYIMLANMAKTADIR

Kanserin tanılanmasında hızlı ve radyasyon oranı düşük görüntüleme cihazları, tedavisinde ise ileri teknoloji radyocerrahi cihazları kullanılır.

Özel sağlık sigortalı ve nakit ödeme yapan hastaların yanı sıra SGK anlaşmalı hastalara da hizmet verilir.

Kanser Türleri

Coğrafi bölgelere göre kanser sıklıkları değişse de Dünya’da ve Türkiye’de en sık görülen kanser türleri meme, akciğer ve kolon (bağırsak kanserleri) olarak belirtiliyor.

kanser nedir? kanser belirtileri nelerdir? tedavi yöntemleri nelerdir?
Kanser Nedir, Kanser Belirtileri Nelerdir, Tedavi Yöntemleri Nelerdir, Horman Tedavisi İyi Gelir Mi, Kemoterapi Ne Zaman Yapılmaya Başlar, İlaç Geliştirildi Mi, Tıbbi Yöntemleri Nelerdir, Kanser Tedavisi Kaç Yılında Bulundu, Hangi Doktorlar Tedavi Eder, Saçlar Çok Dökülür Mü, Kanser Hücreleri Hızla Yayılır Mı

Türkiye’de Sık Görülen Kanser Türleri

Farklı türleri olan kanserin görülme oranları ülkeden ülkeye değişirken Türkiye’de bazı kanser türleri Avrupa ülkelerine benzer oranlarda seyrediyor. Örneğin, kolorektal kanserler (kalın bağırsak) tıpkı Batı ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de hem erkeklerde hem kadınlarda mide kanserinden daha sık görülmeye başlandı.

Bölgelerimiz ve şehirlerimiz arasında kanser sıklığı arasında belirgin bir fark söz konusu değil. Ancak kolorektal kanserlerin hem erkeklerde hem de kadınlarda mide kanserinden daha sık görüldüğü saptandı.

BU REKLAM SİZE ÖZEL YAYIMLANMAKTADIR

Batı tipi beslenme ve obezitenin artması kolorektal kanser sıklığı ile ilişkili görünüyor. Bölgelere göre bakıldığında ise Orta ve Doğu Anadolu bölgesinde mide kanseri kolorektal kanserlere göre daha fazla görülüyor. Uzmanlar, bu durumun baharatlı ve tuzlu yemekler, et ağırlıklı beslenme, sebze ve meyvenin az tüketiminden kaynaklanabileceğini belirtiyor.

Ülkemizde erkeklerde en fazla görülen kanser türleri akciğer, prostat, mesane, kolorektal ve mide kanseri iken; kadınlarda ise meme, tiroit, kolorektal, rahim (uterus) ve akciğer kanseri görülüyor.

Kanser türleri arasında ağız bölgesi kanserleri, kalın bağırsak kanseri, karaciğer kanseri, mesane kanseri, rahim (Endometrium) kanseri, akciğer kanseri, kemik tümörleri, mide kanseri, rahim ağzı (Serviks) kanseri, beyin tümörleri, kolon ve rektum kanseri, pankreas kanseri, tiroid kanseri, deri kanserleri (melanom), lenf kanseri (Lenfoma), çocukluk çağı kanserleri, yumurtalık (Over) kanseri, gırtlak (larenks) kanseri, meme kanseri ve prostat kanseri sayılabilir.

Hızla Yayılan 10 Kanser Türü

Kanserin erken teşhisi durumunda tedavisinde tam başarı sağlanabiliyor. Bazı kanser türleri çok hızlı yayılabiliyor ancak gerek teknolojide gerekse tıp dünyasında gelişmeler erken teşhiste çok büyük katkı sağlıyor.

Hızla yayılan kanser türleri arasında pankreas kanseri, safra yolu kanseri, mide kanseri, yemek borusu kanseri, cilt kanseri, akciğer kanseri, beyin tümörü, testis tümörü, sarkomlar ve kolerektal kanserler sayılıyor.

Kanser türlerinin tedavisinde tıbbi onkoloji, onkolojik cerrahi ve radyasyon onkolojisi yöntemlerinden yararlanılıyor.

Erken Tanı

Günümüzde görülme sıklığı artan, önemli ve yaygın bir sağlık sorunu haline gelen kanser, tıptaki yeniliklere karşın hala ölümle sonuçlanabiliyor. Kansere karşı savaşta umut veren gelişmeler ise, erken teşhise yönelik bilinçlenmenin ve erken teşhis testlerinin gelişiyor olmasıdır.

Kanserin Yaygın Belirtileri Nelerdir?

Kanama

Tükürük ya da balgamda kan gelmesi, akciğer kanserinin belirtileri olabileceği gibi üst solunum yolu kanserlerinin belirtileri de olabiliyor. Unutmamak gerekiyor ki, boğazda tahriş, akciğer enfeksiyonu ve diş eti sorunları da kanamalara yol açabiliyor. Bu nedenle ağızdan kan gelmesi durumunda göğüs hastalıkları ve KBB uzmanına başvurulması gerekiyor.

Makattan kan gelmesi, kolon ve rektum kanserine işaret edebileceğinden mutlaka gastroenteroloji uzmanına muayene olunmalı. Ancak dışkıda kan bulunmasının, besin zehirlenmesi ya da Crohn&Kolit hastalığı gibi başka sağlık sorunlarının da işareti olabiliyor.

İdrardan kan gelmesi, böbrek, mesane ve diğer idrar yolları kanserlerinin belirtileri arasında yer alıyor. Kesin teşhis için üroloji uzmanına başvurulması gerekiyor.

40 yaşından sonra görülebilecek rahim kanseri; adet gören kadınlarda, kanamaların fazla olması ve iki adet arası kanamalarla belirti verebiliyor. Menopoz döneminde görülen kanamalar için ise kadın doğum uzmanına başvurulması gerekiyor.

Rahim ağzı kanserlerinde ise erken dönem kanser belirtileri görülmeyebiliyor, bu nedenle düzenli PAP smear testi yaptırmak gerekiyor. İlerlemiş rahim ağzı kanserinde kanser belirtileri, kötü kokulu vajinal akıntı ve özellikle cinsel ilişki sırasında ve sonrasında kanamalar, ağrılı idrar yapma, bel ve bacak ağrıları, şiddetli bel ve kasık ağrıları şeklinde olabiliyor.

Burun kanamaları çok sık görülmekle beraber, bu kanamaların çok azı tümörlere işaret edebiliyor. Tekrarlayan burun kanamaları, özellikle erken ergenlik çağındaki erkek çocuklarda genizdeki damarsal kaynaklı tümörler nedeniyle ortaya çıkabiliyor. Yine erişkin hastalarda tek taraflı tekrarlayan burun kanamaları burun veya sinüs kaynaklı tümörlerin habercisi olabiliyor.

Ağrı

Vücudun sık uyarılarından biri olan ağrının birçok nedeni olabilir. Omuz ya da göğüs ağrısı, akciğer kanserinin belirtisi olabiliyor. Bu ağrıdan şikayet edenlerin göğüs hastalıkları uzmanına başvurması gerekiyor.

Genelde kemik tümörü olan hastalar, önceleri aktivite ile başlayan ama zamanla istirahatte de ortaya çıkabilen ağrı ile hekime başvuruyorlar.

Karın ağrısına eşlik eden iştahsızlık, kilo kaybı gibi şikayetler, safra yolları, mide, bağırsak gibi gastrointestinal sistem kanserlerinin ön belirtileri arasında yer alıyor. Bu durumda da mutlaka gastroenteroloji uzmanına başvurulması gerekiyor.

Meme, prostat, yumurtalık ve bağırsak kanserlerinde belirtiler, ağrı şeklinde görülebiliyor. Memede hissedilen ağrı tek başına nadiren kanser belirtisi olsa da, ağrı ile birlikte ele gelen kitle varsa, meme ağrısı adet sonrası geçmiyorsa ve hep aynı noktadaysa, ağrının altındaki nedenin bulunması için mutlaka hekime başvurmak gerekiyor.

Prostat kanseri erken evrede belirti vermezken, ileri evrede nadiren görülen ilk bulgusu, bel ve sırt ağrısı olabiliyor; kişide kemik ağrıları da görülebiliyor. Yumurtalık kanseri, kasık ve karın ağrısı şeklinde belirti verebiliyor. Bazen kolik tarzda karın ağrısı ve şişkinlik, bağırsak (kolon) kanserinin habercisi olabiliyor.

Beyin tümörleri, kafatası içinde yerleşen tümörler oldukları için kafatası içinde basınç artışına bağlı olarak şiddetli baş ağrısı, bulantı ve kusma gibi yaygın şikayetlere neden olabiliyor.

Erken evrede belirti vermeyen karaciğer kanserinde kitle çapı büyüdükçe karnın sağ tarafında yaygın bir ağrı ortaya çıkıyor. İleri evrede ise şiddetli karın ağrısına kilo kaybı ve karında şişlik de eşlik ediyor.

Gırtlak kanserinin ses kısıklığı dışında diğer belirtileri arasında; boğazda takılma hissi, boğazda ve kulaklara yansıyan ağrı yer alıyor.

Pankreas kanserinin ileri evrelerinde; şiddetli karın ve sırt ağrısı, sarılık, kilo kaybı, karında şişlik gibi bulgular ortaya çıkıyor.

Şişlik

Vücutta oluşan bazı şişlikler de önemli kanser belirtileri arasında yer alıyor. Kemiklerde veya yumuşak dokuda gelişen tümörler kendilerini şişlikle gösteriyor. Bu tür şikayetlerde ortopedi uzmanına başvurulması gerekiyor.

Boyun, koltuk altı ve kasıklarda lenf bezlerinin şişmesi, lenfoma nedeniyle olabiliyor. Kanser veya lenfoma nedenli lenf bezi büyümeleri genellikle ağrısız oluyor, şişlik bir tarafa tutunuyor ve kişi uzuvlarını hareket ettirmekte zorlanabiliyor. Bu durumda onkoloji veya hematoloji bölümüne başvurulması gerekiyor.

Kemik tümörlerinde kaval kemiği ya da kaburga gibi cildin hemen altındaki kemiklerde giderek büyüyen bir şişlik, erken dönemde ortaya çıkabiliyor.

Tiroid kanserleri genellikle boyunda bir kitle veya tiroid bezi içinde bir nodül olarak görülebilir. Ancak her görülen kitle kanser olmayabilir.

Açıklanamayan kilo kaybı

Pankreas, mide, gırtlak, yemek borusu (özofagus) kanseri ve akciğer kanseri gibi bazı kanser türlerinin ilk belirtisi açıklanamayan kilo kaybı (yaklaşık 5 kilo) olabiliyor. Kilo kaybı ile birlikte diğer belirtiler, hekim tarafından değerlendiriliyor.

Halsizlik

Dinlenme ile geçmeyen uzun süreli halsizlik, löseminin (kan kanseri) belirtisi olabiliyor. Kolon ve mide kanserlerinde kan kaybının yol açtığı halsizlik görülebiliyor.

Yorgunluk ayrıca; kansızlık, fibromiyalji kaynaklı olabileceği gibi akciğer, kalp, karaciğer ve böbrek hastalıklarının habercisi olabiliyor. Stres de, kronik yorgunluk sendromuna yol açabiliyor.

Ateş

Ateş, kanserde sıklıkla ancak genellikle ileri evrelerde görülüyor. Diğer yandan uzun süreli ya da sık tekrarlayan ateş, lösemi gibi kan kanserlerinin ve lenf kanserinin (lenfomanın) erken habercisi de olabiliyor.

İdrar yapma ya da dışkılama alışkanlığında değişiklik

Ağrılı idrar, idrarda kan, daha az ya da sık idrara çıkma, mesane ya da prostat kanserinin belirtileri olabilir. Bu nedenle bu tür şikayetlerde doktora danışılması gerekiyor. Uzun süren kabızlık, ishal ya da dışkı boyutunda değişiklik, kolon kanserinin belirtisi olabiliyor.

Cilt değişiklikleri

Vücudun herhangi bir yerindeki ben, siğil ve çillerdeki şekil, renk değişiklikleri, iyileşmeyen kabuklu oluşumlar ya da hızlı büyüyen, deriden koyu renkli oluşumlar, cilt kanserinin habercisi olabiliyor. Ben değişimlerinde hekime başvurmak ve hekim tarafından dermatoskopi ile düzenli ben takibi, melanomun erken teşhisinde önem taşıyor.

Öksürük

Öksürük ve balgam şikayetlerinin süreklilik kazanması, giderek artan nefes darlığı, akciğer kanserinin belirtisi olabiliyor.

Ağız içinde ve etrafında değişiklikler

Ağız içinde, dudakta beyaz, kırmızı beyaz leke ve yaralar, ağız kanserinin belirtisi olarak ortaya çıkıyor. Ağız içinde ve dudakta geçmeyen yaralar ve sebepsiz diş kayıpları da ağız bölgesi kanserinin habercisi olabiliyor.

Kanser Tedavi Yöntemleri

Kanserin kesin tedavisi ve çözümü konusunda çalışmalar hala yürütülüyor olsa da, erken tanı ve tedavideki gelişmeler sayesinde kanser, artık tedavi edilebilir hastalıklar arasında yer alıyor. Tedavinin mümkün olmadığı durumlar ya da ileri evre kanserlerde ise, hastalığın uzun süre kontrolü sağlanabiliyor.

Kanser tedavisinde son yıllarda hedefe yönelik moleküller ve immünoterapi de kullanılıyor. Kanserin tedavisinde kanserin türü, derecesi, kanser hücrelerinin genetik özelliklerine göre bir tedavi planı oluşturuluyor.

Kanser Tedavisinde Hangi Yöntemler Kullanılıyor?

Kanser tedavisinde kullanılan temel yöntemler; onkolojik cerrahi, tıbbi onkoloji ve radyasyon onkolojisidir.

Onkolojik Cerrahi

Cerrahi, kanser tedavisinde en önemli tedavi şekillerinden biridir. Kanserli bölgenin ameliyat edilerek tedavi edilmesinde rol alan onkolojik cerrahi, tanı ve tedavinin diğer alanlarında da önemli paya sahip. Onkolojik cerrahi uygulamaları, bu alanda eğitim almış genel cerrahi doktorları tarafından uygulanıyor.

Cerrahi Tedavinin Uygulama Alanları

Onkolojik cerrahi kapsamında tedavi edici (küratif) cerrahi de uygulanıyor. Ancak tedavi edici cerrahinin uygulanabilmesinin ön koşulu, hastalığın kaynaklandığı organ ya da lenf düğümleriyle sınırlı kalmasıdır.

Bu hastalarda uzak metastaz olmaması ve cerrahi rezeksiyon ile elde edilen sınırda patolojik olarak tümör bulunmaması gerekiyor. Hastaların sınırları iyi çizildikten sonra tümör, bütünüyle çıkarılabiliyor.

Ancak tümörün tam olarak çıkarılamadığı durumlar da var. Bu durumlarda, kitlenin azaltılması için küçültücü (debulking) cerrahi uygulanabiliyor. Ayrıca sayısı az olan metastazların çıkartılması, hastanın iyileşme şansının yükselmesi anlamına geliyor.

Onkolojik cerrahinin palyatif (rahatlatma) tedavilerde de uygulanması mümkün. Hastalık nedeniyle ortaya çıkan belirtilere ya da hastanın rahatlatılmasına yönelik uygulamalar da yapılabiliyor. Cerrahi uygulamalar tanı ve tedavinin diğer alanlarında da kullanılıyor. Bu alanlar 4 başlıkta toplanıyor:

Profilaktik Cerrahi

Kanser riski gelişmesi olan dokunun cerrahi olarak çıkarılmasına deniyor. Kanserleşme riski olan bağırsak polipleri, cilt lezyonları, meme değişiklikleri profilaktif cerrahi ile tedavi edilebiliyor.

Biyopsi

Bir takım tıbbi gereçlerle cerrahi girişim yapılması yoluyla alınan parçanın örneklenmesi ve patolojik olarak değerlendirilmesi şeklinde gerçekleştiriliyor. Biyopsi yapılarak kesin teşhis konulabiliyor.

Evreleme

Hastalığın yaygınlık durumunun anlamak için gereken yerlerden örnek alınmasına deniyor.

Adjuvan

Hastalığın evrelenmesinin belirlenmesinden sonra koruyucu tedavi düzenlemedir.

Tıbbi Onkoloji

Tıbbi Onkoloji, yalnızca kanserli hastaların tedavisini değil, kanserden korunma, kanser taraması ve erken tanı uygulamalarını da kapsıyor.

Tıbbi Onkoloji Nedir?

Tıbbi onkoloji yalnızca kanserli hastaların tedavisini değil, kanserden korunma, tarama, erken tanı alanlarını da kapsayan bir bilim dalı. Yani, kanserin her aşaması tıbbi onkolojiyi ilgilendiriyor. Ayrıca kanser tanı ve tedavisinde, cerrahi ya da radyoloji gibi çeşitli alanlarla işbirliği yapılıyor ve hastaya yaklaşım, bilimsel veriler doğrultusunda multidisipliner olarak planlanıyor.

Tedavi Şekli Nasıl?

Tedavi, damardan ya da oral yolla verilen ilaç uygulaması şeklinde gerçekleşiyor. Ancak bu uygulama, kanserin türüne göre değişiklik gösteriyor. Tedavi planlaması; kanserin hücre tipine, başladığı organa ve yayıldığı bölgeye göre değişiyor.

Tedavi, hastalığın tekrarlama riskini azaltmak amacıyla adjuvan, kitleyi operasyona uygun hale getirmek veya organı korumak amacıyla neoadjuvan, ileri evre hastalıkta ise yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla palyatif olarak uygulanıyor. Tedavi tek başına veya kombinasyon olarak da yapılabiliyor.

Tıbbi Onkoloji Hangi Yöntemlerle Uygulanıyor?

Kemoterapi (ilaçlı tedavi)

Kemoterapinin amacı, yapılarındaki bazı değişiklikler nedeniyle kontrolsüz büyüyen kanser hücrelerinin yok olmasını sağlamak. Çoğu durumda, farklı etki mekanizmaları olan birkaç ilaç birlikte verilerek kanser hücresinin öldürülmesi hedefleniyor.

Kanser kemoterapisi yapmak amacıyla ilaç kullanımı, ilk olarak 20. yüzyılın başında ortaya çıktı. Mustard gazının I. ve II. Dünya Savaşı’nda kullanılması sırasında, beyaz kürelerde düşüklük yaptığı saptanarak hızlı çoğalan kanser hücrelerinde de benzer şekilde öldürücü özellik göstereceği düşünüldü.

1940’lı yıllarda lenfomaların tedavisinde damar yoluyla uygulanarak o günün koşullarında tedavide başarılı bir adım atıldı. Bu gelişme, kanserde etkili olabilecek diğer maddelerin araştırılmasına yol açtı. Günümüzde çok sayıda kemoterapötik ilaç geliştirildi.

Hormon Tedavisi

Prostat ve meme kanseri gibi hormona duyarlı tümörlerin tedavisinde hormonal ilaçlar kullanılıyor. Uygulama genel olarak ağız yoluyla yapılıyor.

Kanser Nedir, Kanser Belirtileri Nelerdir, Tedavi Yöntemleri Nelerdir, Horman Tedavisi İyi Gelir Mi, Kemoterapi Ne Zaman Yapılmaya Başlar, İlaç Geliştirildi Mi, Tıbbi Yöntemleri Nelerdir, Kanser Tedavisi Kaç Yılında Bulundu, Hangi Doktorlar Tedavi Eder, Saçlar Çok Dökülür Mü, Kanser Hücreleri Hızla Yayılır Mı 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.