Pablo Escobar kimdir? Pablo Escobar öldü mü ? Nasıl öldü ? Şaşırtan iddialar işte Pablo Escobar’ın hayatı..

BU REKLAM SİZE ÖZEL YAYIMLANMAKTADIR

Pablo Escobar Kimdir? Pablo Escobar öldü mü? Nasıl öldü? Şaşırtan iddialar

Pablo Escobar kimdir? (Pablo Escobar)

Pablo Emilio Escobar Gaviria, ya da bilinen adıyla Pablo Escobar (1 Aralık 1949; Rionegro, Antioquia – 2 Aralık 1993; Medellín), Kolombiyalı uyuşturucu baronu ve Medellín Karteli’nin kurucusu. “Kokain Kralı” olarak adlandırılan Escobar’ın ölümündeki serveti, 2019 itibarıyla 59 milyar dolara eşdeğer olduğu tahmin edilmektedir. 1980’lerde ve 1990’larda Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uyuşturucu ticaretini elinde tutmaktaydı.

Rionegro’da doğdu ve Medellín’de büyüdü, Medellín Universidad Autónoma Latinoamericana’da eğitim gördü, ancak mezun olmadan okulu bıraktı; bunun yerine cezai faaliyetlerde bulunmaya, yasa dışı sigara, sahte piyango bileti satmaya ve motorlu taşıt hırsızlığı yapmaya başladı. 1970’lerin başında, çoğu zaman insanları fidye için kaçırıp esir tutan çeşitli uyuşturucu kaçakçıları için çalışmaya başladı.

BU REKLAM SİZE ÖZEL YAYIMLANMAKTADIR

1976’da Escobar, kokain işine girerek Medellín Karteli’ni kurdu ve ABD‘ye kaçakçılık yapmanın yollarını aradı. 1980’lere kadar Escobar’ın aylık 70 ile 80 arasında sevkiyat gerçekleştirdiği tahmin ediliyor. Kolombiya’dan, Amerika’ya tonlarca kokain sokmayı başarmıştır. Hızla dünyanın en zengin insanlarından biri haline geldi ancak sürekli olarak yerli ve yabancı rakip kartellerle savaşarak polis memurlarının, hakimlerin, yerlilerin ve önde gelen politikacıların katledilmesine yol açtı. Kolombiya’yı dünyanın cinayet başkenti yaptığı belirtilmektedir.

Pablo Escobar’ın Suçları

Kardeşim Escobar” adlı kitapta, Pablo’nun kardeşi ve muhasebecisi Roberto Escobar, Pablo’nun orta sınıfken nasıl milyarder biri olduğunu anlatır. Forbes dergisine göre dünyanın en zengin 7. kişisi seçilmiştir. Gücünün zirvesindeyken kokain satışlarından günde yarım milyon Amerikan doları kazandığını, para destelerini bir arada tutmaya yarayan lastikler için haftada 2500 dolar civarı para ödediğini; ayrıca kazandığı paraların % 10’a yakın kısmını farelerin yediği ve ıslaklıktan dolayı paraların çürüdüğü yazmaktadır. 1975 yılında kokain ticaretini hava yolu desteği ile geliştirmeye çalışmış ve başarılı olmuştur. 1975’te Medellin bölgesinin en büyük uyuşturucu baronlarından olan Fabio Restrepo’yu öldürterek Medellin’deki tüm uyuşturucu trafiğini ele geçirdi. 1976 yılına gelindiğinde Escobar ve çok sayıda adamı Ekvador’da 18 kg uyuşturucu madde ile yakalandı. Pablo Escobar dava boyunca hâkimlere rüşvet önerisinde bulundu. Aylar süren yasal süreçte 2 tutuklama memuru Escobar tarafından öldürülünce dava düştü. 80’li yıllara girerken küresel çapta uyuşturucu trafiğini ilerletti. Amerika’nın uyuşturucu trafiğinin % 80’i Medellin karteline aitti.

1982 yılında Kolombiya Liberal Partisinden seçimlere girerek Kolombiya Temsilcileri Odası’na yedek üye olarak seçildi. Siyasi güç elde ederek polis ve halk desteğini arkasına aldı. Seçim sonrası hâlihazırda ABD, Porto Riko, Meksika, Venezuela, Dominik Cumhuriyeti ve İspanya gibi ülkelerle olan uyuşturucu trafiğini arttırdı. Pablo Escobar’ın adamları yaklaşık 200 yargıç, binlerce sivil, polis ve devlet yetkilisi gibi insanların ölümüyle suçlandı. 27 Kasım 1989’da Avianca Uçuş 203’te bulunan bir muhbirin Escobar aleyhine sahip olduğu kanıtlar yüzünden Pablo Escobar’ın adamları uçağa bomba yerleştirip havada patlattılar. Saldırı 100 civarında kişinin ölümüyle sonuçlandı.

SİYASETE GİRİŞİ

Pablo Escobar’ın gençliğinde arkadaşlarına ”Kolombiya’nın başkanı olacağım.”dediği bilinmektedir. Escobar, büyük paralar harcayarak 1982 yılında milletvekili seçilmeyi başardı.

Ancak Kolombiya kabinesinde dönemin Adalet Bakanı, Pablo’nun kirli işlerini mecliste açıklamaya başlayınca, istifa etmek zorunda kaldı.

BU REKLAM SİZE ÖZEL YAYIMLANMAKTADIR

TUTUKLANMASI VE HAPİSTEN KAÇMASI

1991 yılında Cesar Gaviria hükümeti döneminde Pablo Escobar hakkında tutuklama kararı çıkartıldı. Escobar hükümetin kararlı olduğunu anlayınca, teslim olmaya karar verdi. Çünkü teslim olmazsa, yakalandığında ABD’ye teslim edilmesi söz konusuydu.

Pablo, teslim olurken, hükümetle ABD’ye gönderilmeyeceğine dair bir anlaşma yaptı ve bir şart daha öne sürdü: Kendi hapishanesini inşa etmesine izin vereceklerdi.

Pablo, milyonlarca dolar harcayarak içinde spa ve kumarhane bulunan bir hapishane inşa etti. Hapishanenin gardiyanlarını da devlet memurları içinden kendi kafasına göre seçti. Halk arasında Escobar Oteli veya Club Medellin olarak bilinen bu hapishanenin, 5 yıldızlı bir otelden farkı yoktu.

Ancak Escobar’ın keyfi kısa sürdü. Hükümet kendisini standart bir hapishaneye transfer etmek isteyince, firar etmek durumunda kaldı.

(Pablo Escobar) AİLESİ

Pablo Escobar 1976 yılında henüz 15 yaşında bir genç kızken evlendiği Maria Victoria Henao‘dan; Juan Pablo Escobar adında bir oğlu ve Manuela Escobar adında bir kızı vardı. Pablo öldüğünde oğlu 16, kızı ise 9 yaşındaydı. Pablo Escobar’ın eşi ve çocukları, ölümünün ardından hükümet tarafından koruma altına alındı.

Oğlu Juan Pablo, Kolombiya’da yaşayan bir yazardır. İhtisasını ise mimarlık üzerine yapmıştır. Kızı ise babasının ölümünden sonra medyada gözükmemeyi tercih etmiştir ve gözlerden uzak bir hayat sürmektedir.

ESCOBAR’IN Karanlık Dünyası

Pablo Escobar, kokainden hesapsız şekilde para kazanmaya başlayınca, Kolombiya’nın Medellin halkını ihya etmeye başlamıştı. Yoksullara para ve yardım dağıtan, spor müsabakalarına sponsor olan ve çevresindeki insanların sevgisini kazanan Escobar’ın ne iş yaptığı ile ilgilenen insan sayısı azdı.

Ancak suç dünyasının basamaklarını hızlı bir şekilde tırmanmaya başlayınca, karşısına hem devlet içinden; hem de yeraltı dünyasından bir sürü engel çıkmaya başladı. Pablo Escobar, inşa ettiği suç organizasyonunu koruyabilmek için, binlerce insanı gözünü kırpmadan öldürdü.

Escobar’ın yaşamı boyunca 200 kadar hakim ve savcıyı, 1000 kadar polis memurunu öldürdüğü tahmin ediliyor. Ölümünden sorumlu tutulduğu toplam 3000 kişinin geri kalanı ise gazeteciler ve sıradan insanlar.

ESCOBAR HAKKINDAKİ İNANILMAZ GERÇEKLER

Pablo Escobar yaşamı boyunca inanılmaz bir servet elde etti. Öyle ki paralarını koyacak yer bulamamış, milyonlarca doları depolarda fareler yemiş, hatta bir kısmını da kendisi yakmıştır.

PABLO ESCOBAR’IN SERVETİ

Pablo Escobar’ın, ABD‘ye uyuşturucu kaçırdığı yıllarda; günde 60 milyon dolar kazandığı tahmin ediliyor. Bu hesaba göre yılda ortalama 22 milyar dolar kazandığı biliniyor. Pablo, bu kazançla içinde yaşadığı Kolombiya devletinden daha güçlü hale gelmiştir. Öyle ki, kendisinin ABD’ye iade edilmemesi için; Kolombiya’nın 20 milyar dolar tutarındaki dış borçlarını ödemeyi teklif etmiştir.

PAKET LASTİKLERİNE ÖDENEN SERVET

Pablo Escobar ayda 4000 dolar gibi bir rakamı, bu paraları lastiklemek için aldığı paket lastiğine ödüyordu. Bu paraları sayıp deste haline getirmek, lastiklemek ve raflara yerleştirmek için bile maaşlı adam çalıştırıyordu.

PABLO ESCOBAR KIZINI ISITMAK İÇİN MİLYON DOLARLARI YAKTI

Pablo Escobar’ın polisten kaçtığı yıllarda, kızının üşümesi sebebiyle 2 milyon doları yakıp onu ısıtmaya çalıştığı da çok bilinen bir olaydır. Bir çuval dolusu parayı ısınmak ve yemek pişirmek için yakmıştır.

DÜNYANIN EN ZENGİNLERİ LİSTESİNE GİRMESİ

Forbes dergisi tarafından, Pablo Escobar’ın toplam servetinin 30 milyar Dolar civarında olduğu tahmin edilmişti. Bu sayede Forbes’ın her yıl yayınlanan dünyanın en zengin 10 insanı listesine girmişti.

Dünya üzerinde Escobar’ın bıraktığı etkiler..

Escobar hakkında kitaplar

  • Mark Bowden’un kitabı Pablo’yu Öldürmek: Dünya’nın En Büyük Haydutunun Yakalanması
  • Gabriel García Márquez’in kitabı, News of a Kidnapping (1998)
  • Fotoğrafçı James Mollison’ın kitabı Pablo Escobar anısına (2009)

Escobar hakkında Filmler

  • The Infiltrator (2016)
  • Escobar: Paradise Lost (2014)
  • Blow (2001)
  • Clear and Present Danger (1994)
  • Escobar (2009)
  • 30 for 30 (2010)
  • Killing Pablo (2011)

Escobar hakkında diziler

  • El Patron Del Mal (2012)
  • Narcos (2015)

En çok dikkat çekilen “Narcos” dizisi..

NARCOS DİZİSİ (Pablo Escobar)

Narcos isimli dizinin Netflix ekranlarında yayına girmesinden sonra, 90’larda kalmış olan Pablo Escobar efsanesi adeta yeniden canlandı. Dünyanın gelmiş geçmiş en ünlü uyuşturucu kaçakçısı olan Escobar’ı ünlü yapan şey, yaptığı ticaretin hacmi ve kazandığı çuvallar dolusu para değil; kendine has karakteri ve Kolombiya halkı için yaptıklarıydı.

Pablo Escobar, kazandığı paralarla Kolombiya’daki hayırsever girişimlere ve futbol müsabakalarına maddi destek sağladı ve halkın büyük bir bölümünün sempatisini kazandı. Binlerce kişinin ölümüne sebep olması ve tonlarca uyuşturucu pazarlaması, Kolombiya halkının yarısı tarafından bilinmiyor; diğer yarısı tarafından da görmezden geliniyordu. Bu sayede milletvekilliğine kadar yükseldi. Hayali ise Kolombiya başkanı olmak ve doğduğu ülkeyi yönetmekti.

Pablo Escobar’ın oğlu Sebastian Marroquin’den şaşırtan iddialar

Pablo Escobar’ın oğlu Sebastian Marroquin babasının hayatını anlatan ‘Narcos’ dizisini eleştirerek şaşırtan iddialarda bulundu. Marroquin “Lüksün tadını çıkarıyormuş gibi.. “

Pablo Escobar’ın oğlu Sebastian Marroquin babasının hayatını anlatan ‘Narcos’ dizisini eleştirerek şaşırtan iddialarda bulundu. Escobar’ın oğlu Çocukken ‘fantezi dünyası’nda yaşadığını, ilk zamanlar ‘kendi Disneyland’ının olduğunu’ söyleyen Marroquin, kısa sürede ‘paranın suyunu çektiğini’, dizide ise babasının ‘lüksün tadını çıkarıyormuş gibi’ anlatıldığını ifade etti “Ama öyle değildi. Her şeyimiz yok oldu, pek çok tanıdığımız öldürüldü. Dünyadaki bütün paraya sahip olabilirsiniz ama huzurunuz yoksa neye yarar ki” diyen Marroquin, babasının geçmişinden ‘onun yolundan uzak durmayı öğrendiğini’ dile getirdi.

Çok paramız vardı ama açlıktan ölüyorduk


Açlıktan ölüyorduk ama yanımızda 4 milyon dolar nakit para vardı. İşte o zaman öğrendim, özgürlük olmadan para bir hiç. Düşünsenize, yatağımın yanında milyonlarca dolar vardı ama ölüyordum neredeyse. Köşedeki markete gidip yiyecek alacak özgürlüğümüz yoktu.”

(Pablo Escobar)Babam İntihar Etti!

Babasının polisler tarafından çatışma sırasında öldürülmediğini de savunan Marroquin, “Babam dünyada hiçbir ülkenin bizi kabul etmeyeceğini, bizi kurtarmak için ölmesi gerektiğini anlamıştı” dedi. Marroquin, babasının öldüğü 2 Aralık 1993’te, 10 yıl boyunca hiç kullanmamasına rağmen, yedi defa telefon açtığını belirterek, “Bunun kayıtları var. Ben babamın yakalanmak için bunu yaptığını anladım. Böylece biz serbest kalacaktık. Bu nedenle babam düşmanları tarafından çevrelendiğinde kendini öldürdü” diye konuştu.

Marroquin, babasının intihar ettiğinden emin olduğunu söyledi: “Dizide gösterildiği gibi babamı bulup sıkıştıran polis değildi. Babamdan çok korktukları için önce haydutları (Los Pepes Karteli’ni) saklandığı eve gönderdiler. Daha sonra ölüsüyle fotoğraf çektirdiler, ‘Bakın biz bulduk, öldürdük’ diye. Bakın bize hep şunu söylerdi ‘Telefon ölümdür.’ Eğer bir gün içerisinde yedi kez telefon açıyorsanız ölmek istiyorsunuzdur.”

Sebastian Beyaz Saray önünde çektirdiği fotoğraf “Pablo Escobar’ı ne kadar güçlü bir adam yaptığını hatırlatıyor”

Marroquin, babasıyla Beyaz Saray önünde çektirdiği fotoğrafı “Bence ABD’ye, Pablo Escobar’ı ne kadar güçlü bir adam yaptığını hatırlatıyor” sözleriyle anlattı.
Kendisinin, annesinin ve kız kardeşinin 15’er, babasınınsa 50’den fazla koruması olduğundan bahseden Marroquin, “Silahlar her yerdeydi. Çiftliğimizde silahlı adamların hepsi hem hayduttu hem de bana dadılık yapıyordu; çünkü hiç arkadaşım yoktu. Okuldaki arkadaşlarımın hiçbiri bana yaklaşmıyordu. Ben de korumalarla arkadaş oldum” diye konuştu.

“Hacienda’da (Escobar’ın çiftliği) her şeyi isteyebilirdiniz. Eğer yoksa almak için helikopter gönderirlerdi. Mesela bir keresinde helikopterle hamburger getirmişlerdi. Ama tüm bu zamanı hayatımın kalanına oranlayacak olursam bana 5 dakika gibi geliyor” dedi.

Pablo Escobar’ın ölümü

Pablo Escobar hapishaneden kaçtıktan sonra, hükümet güçleri ile kendisi arasında 16 ay süren bir kovalamaca yaşandı. Bu dönemde ailesini korumak için büyük çaba sarf etti ve para harcadı. Başlatılan arama operasyonları süresince, kolluk güçleri Pablo Escobar’ın Medellin Karteli’ni de yıprattı. Pablo’nun ortaklarının birer birer öldürülmesi sonucunda, Medellin Karteli çökmeye başladı ve sonunda dağıldı.

İyice köşeye sıkışan Escobar, süreç boyunca sadece hükümet güçleri tarafından değil, Los Pepes adındaki bir çete tarafından da amansızca kovalandı. Pablo’nun öldürdüğü insanların yakınlarından oluşan bu çete, Medelin Karteli’nin rakibi olan Cali Karteli tarafından da destekleniyordu ve bu insanlar Pablo’yu öldürmek için adeta ant içmişti.

3 Aralık 1993 günü, Pablo Escobar askerler ile girdiği bir çatışmada öldürüldü. Bacağından, göğsünden ve kulağından vurulmuştu. Birçok insan onun yaralandığını ve sağ ele geçirilmemek için kulağına kurşun sıkarak intihar ettiğini düşünmektedir.

Pablo Escobar’ın Kolombiya‘da nefret edeni kadar, seveni de çok olduğundan; cenazesine 25.000 kişi katılmış ve bir devlet büyüğü gibi uğurlanmıştır. Bir Amerikan gazetesi olan New York Times, bu tablonun ardından; insanların gelecekte onun mezarını bir azizmiş gibi ziyaret edeceklerini ve saygı göstereceklerini yazmıştır. Pablo’nun bu kadar çok sevilmesinin en başta gelen nedeni, yoksullar için yüzlerce ev inşa etmiş olmasından kaynaklanır.